11 Mart 2012 Pazar

ERGENE HAVZASI VE ÇEVRE SORUNLARI NELERDİR?

ERGENE HAVZASI VE ÇEVRE SORUNLARI NEDİR?
Türkiye’nin Tarımsal potansiyel bakımından en önde gelen alanlarından birisi olan Ergene Havzası, Yıldız’dan başlayarak Yunanistan ile sınır olan Meriç nehri kıyılarına uzanan çok geniş havzayı kapsar. Bu havzada başta Buğday Ayçiçeği Pancar Çeltik Bostan ve sebze ve meyve tarımı yapılır. Havzanın Türkiye alanına oranı % 1.5 olup, sınırları içinde Edirne Tekirdağ Kırklareli il merkezleri ile Saray Çerkezköy Çorlu Muratlı Lüleburgaz Alpullu Pehlivanköy Uzunköprü Keşan vb gibi ilçe merkezleri bulunmaktadır. Ergene Havzasının tamamı 17.323 km2 dir ana sulama kaynağı olan Ergene nehridir, ayrıca bazı önemli derelerde söz konusudur. Ergene Nehri, Trakya’da yer alan bir akarsu. Istranca Dağlarının güneydoğusundaki Karatepe’den ve Saray’ın Çakıllı beldesi yakınından doğar. Yaklaşık uzunluğu 283 kilometredir. Bir müddet kuzeydoğu-güneybatı istikametinde aktıktan sonra Kırklareli’nin Pehlivanköy ilçesinden Edirne topraklarına girer. Çorlu Suyu ile Muratlı yakınlarında birleşir. Lüleburgaz’ın güneyinde batıya döner. Uzunköprü’ye yaklaşırken, yeniden kuzeydoğu-güneybatı istikametinde akmaya başlar. Meriç ve İpsala ilçe topraklarının bir bölümünü suladıktan sonra Sarıcaali köyü civarında Meriç Irmağına katılır. Rejimi düzensiz olan Ergene’nin suları yazın azalır. Kışın ve ilkbaharda taşarak bütün vadiyi kaplar.Birçok kolu vardır. En sonunda Meriç Nehri ile birleşerek Ege Denizi'ne dökülür. Ayrıca Marmara Bölgesi'nde Ergene Bölümü'ne ismini vermiştir. Nehir Lüleburgaz Çerkezköy Çorludaki 1500 yakın sanayi tesisleri yüzünden kirletilmektedir. Özellikle taştığı zaman bütün Ergene Ovası kirlenmektedir. Bu kirlilikten Lüleburgaz Uzunköprü, Pehlivanköy, Alpullu, Çorlu, Çerkezköy gibi nehir üzerinde bulunan yerleşim birimleri etkilenmektedir. Havzayı ve nehri kirleten unsurlar, havzanın başlangıcından sonuna kadar olan tüm bölgelerde görülmekte, aşağı havzalarda ise Uzunköprü’de toprak ve su kirliliği daha da yoğunlaşmaktadır. Havza ve nehirde oluşan kirliliğin etki alanı bölge ile sınırlı olmayıp, Nehirdeki organik ve inorganik yüklerin Ege Denizi’ne ulaşması ile uluslararası sular da etkilenmektedir. Ergene Havzası’nın doğal kaynakları olan; su, toprak, hava ve biyolojik çeşitliliği gelecek kuşaklara aktarabilmek, hoyratça kullanımını engellemek ve sürdürülebilirliğini sağlamak gerekmektedir. Coğrafi konum itibariyle Ergene Nehri’nin ve havzanın üst başlangıcında yer alan Çerkezköy’de başlayan yukarıda belirtilen kirlilik etmenleri; Ergene Nehri ve Ergene Havzası tarım alanları için tehlike arz etmektedir.
Yine bugüne kadar Kanalizasyon arıtma sistemi olmayan Tekirdağ Kırklareli Edirne illeri ile Çorlu ve Çerkezköy Muratlı Lüleburgaz Alpullu Uzunköprü ilçelerinin ve havzadaki diğer yerleşim birimlerinin kanalizasyon atıkları, deri- tabakhane sanayisinin kostik suları ve tekstil sektörünün kirletici unsurları olan yıkama- boyama sularının doğrudan Ergene Nehrine veya nehri besleyen Lüleburgaz deresi Babaeski deresi akarsularına deşarj edilmesi önemli sorunlardan birisidir. Ergene Havzasında yoğun bir tarımsal faaliyet uygulanmaktadır. Muratlı’da Alpullu Pehlivanköy ilçelerinde sebze ve meyvecilik, Kırklareli ilinde bağcılık ve meyvecilik, Uzunköprü ilçesinde çeltik tarımı, sebze ve meyvecilik yapılmaktadır. Suni gübrelerin ve pestisitlerin hatalı kullanımından kaynaklanan kirliliğin, havza kirlenmesinde önemli bir sorun olduğu vurgulanmaktadır
Havzadaki kirliliği önleme yolunda gerçekleştirilen bazı çalışmalar şunlardır: Su kirliliği yaratan özel sektör fabrikalarının bir kısmı arıtma tesislerini tamamlamış ve faaliyete geçirmişlerdir.100 adet sanayi arıtma tesisi, 10 adet evsel arıtma tesisi halen faaliyettedir. Ayrıca Çorlu ve Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 1000 yakın adet sanayi tesisinin 25.000 m3/gün’lük atık suyu ortak tesiste arıtılmaktadır.
Kentsel atık suların arıtımı için çevre Babaeski Belediyesi tarafından sürdürülen çalışmalar çok yavaş ilerlemekle birlikte, Ergene Platformu öncülüğünde 68 belediye, katılımcılar olarak belirlenip hazırlanan Çevre Düzeni Planı, Çevre ve Orman Bakanlığı’na sunulmuştur. Katı Atık Yönetim Projesi kapsamında Entegre Katı Atık Tesisi faaliyete geçmiş olup atıkların kaynağında azaltılması ve ayrıştırılması uygulamasına bazı bölgelerde başlanmıştır. Evsel katı atıkların depo alanında uygun şekilde bertaraf edilmesiyle havzadaki toprak ve su kirliliğine olan etkileri azaltılmıştır. Devlet Su İşleri 12 Bölge Müdürlüğü’nce Ergene Nehri’ndeki kirlilik yükünü belirlemek amacıyla, sekiz adet kalite gözlem istasyonu tespit edilerek, havzadaki kirliliğin önlenmesine çalışılmaktadır. Ancak aşırı ve bilinçsizce kullanılan yapay gübre ve pestisitlerin, Ergene Havzası’nda toprak ve su kirliliğine yol açarak, havza topraklarına, nehir ekosistemine ve biyolojik çeşitliliğe yol açtığı olumsuz etkiler konusunda bu güne dek bir çalışma yapılmamıştır. Çevre kalitesi ve toplum sağlığı açısından tehdit oluşturan pestisit ambalajlarının, bilimsel ve teknik uygulamalarla doğadan arındırılıp bertaraf edilmesi gerekir. Tarımsal faaliyetlerle kirletilen toprak ve sudan elde edilen ürünleri tüketen insanlarda kanser vb. ciddi sağlık sorunları oluşabilmektedir. Gıda olarak tüketilmeyen pamuklu tekstil ürünlerinde bile toksik maddelerin insan derisinden organizmaya nüfuz edebildiği başta alerjik vakalar olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına neden olduğu tartışılmaktadır. Avrupa Topluluğu çevreyi kirletici ve çevreye saygısızca üretim yapan ülkelerden mal almama kararı almıştır. Bu nedenledir ki, ürünlerde verimlilik ve kalite düşerken, aynı zamanda pazar da daralmaktadır. Tarımsal kirlilik havzadaki biyolojik çeşitliliği olumsuz etkilerken, tarım alanlarının verimsizleşmesine, toprağın biyolojik yapısının bozulmasına neden olmuştur. Verimsizleşen toprağı verimli hale getirmek için daha fazla gübre ve pestisit kullanılmakta, bu kısır döngü hızla sürmekte ve toprak - su kirliliği daha da artmaktadır. Havzadaki zararlılarla mücadele eden faydalı canlılar kimyasallardan olumsuz etkilenmiş, zararlılar çoğalmış, sürekli ve yoğun bir şekilde tarımsal ilaç kullanımına ihtiyaç duyulmuştur. Havzadaki tarım alanlarının amaç dışı kullanımı süreci hızla devam etmekte, yüksek nitelikli alüvuyonlu topraklar, yerleşim ve sanayi alanı olarak kullanılmaktadır. Tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan bu sorun ve tehditlere karşılık; havzada yaşayanların çoğu sorunları bilmemekte ya da önemsememektedir. Sorun ve tehditlerin farkında olan kuruluşlarca yapılan çalışmalar ise çoğunlukla akademik düzeyde kalmakta, uygulamaya yansımamaktadır.
Sonuçta Ergene Havzasındaki çevresel sorunlar son zamanlarda masaya yatırılıp kamuoyu ile paylaşılmaktadır ama hala çaresi bulunmamıştır, yakın zamanda makro plan çerçevesinde alınacak önlemler hızla yaşama geçirilmelidir. Özetle Trakya’da Ergene havzasında yaşayan yaklaşık bir milyon insanı direk beş milyon insanımızda dolaylı olarak ilgilendiren CnnTurk Tv’de yapılan canlı yayında ‘Ergene Alarm veriyor’ programında sorunu açıklandığı üzre İlgili Kamusal birimler, bilimsel kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri bu çalışmalarda görev üstlenmeli, halkımız ve çiftçimiz aydınlatılarak konuya katılımı sağlanmalıdır.

2 yorum:

  1. Başarılı bloğunuzda bize lutfedip ve verdiğiniz bilgiler için öncelikle teşekkürlerimizi sunar, yayın hayatınızda grand mobilya firması olarak başarılar dileriz.

    YanıtlaSil
  2. TEŞEKKÜRLERİMLE ERGENE'Yİ EL BİRLİĞİ İLE KURTARALIM DERİM

    YanıtlaSil